Dr. Sadık Ahmet


“...Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk‘üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum.”
Dr. Sadık Ahmet

İkamet Tezkeresi Hk. DUYURU

Yabancılar Şube Müdürlüğünün Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlanması ile İkamet Tezkeresi(Yeni veya Uzatma) almak durumunda olan soyadaşlarımıza duyrulur.

İstenilen Belgeler İçin Tıklayınız

 

 

Dernek Faaliyetlerimizi Twitter ve Facebook Adresimizden de takip edebilirsiniz.

BTTDD Belgeseli


Get the Flash Player to see this player.

Site İstatistik

BugünBugün250
DünDün465
Bu HaftaBu Hafta2217
Bu AyBu Ay19413
ToplamToplam1181480

ERKEK KIYAFETLERİ
Batı Trakya’da erkekler, bilhassa yaşlılar, zaman zaman, eski kıyafetlerini giymeye devam etmektedirler. Erkek kıyafetleri rahat olmanın yanında şık olma özelliğini de gösteriyordu. Potur en baş giyecekti. Yalnız, poturun ağ kısmı fazla geniş olmayıp, aşağı doğru indikçe daralmaktaydı. Siyah ve lacivert renk hakimdi. Poturun altında lastik ayakkabılar, çarık veya da potin kullanılırdı. Çoraplar, poturun üzerine gelecek şekilde yukarıya kadar çekilirdi. Çoraplar, genelde eyaz renkti. Poturun üzerinde “mintan” dediğimiz yakasız gömlekler tercih edilir ve bunlarda çizgili veya sade renklerden oluşurdu. Mintanın üzerine de kolun sadece üst kısmı olan yelekler giyilir ve bu kol parçaları kolun üzerinden sarkıtılırdı. Bele ise, birkaç defa dolanabilen beyaz bezden yapılma kuşak sarılırdı. Kuşağın içersine sigara tabakası, çakmak, ağızlık ve de küçük bir çakı da konurdu. Başa ise, kenarları tam dik olmayan fes geçirilir ve etrafı kahverengi bir bezle sarılırdı. Fes yerine bazen beyaz bir takkenin etrafı da sarılmaktadır. Fes genellikle koyu kahverengiydi. Eski yıllarda damatların da bu şekilde giyindiği anlatılmaktadır.

KADIN KIYAFETLERİ
Kadınlar evde oldukları zaman ayağa renkli şalvar ve üst kısmına da entari giyerlerdi. Saçlar kesilmeyip belik örülürdü. Saçın kesilmesine iyi gözle bakılmazdı. Kadının dış kıyafeti ise başta, siyah veya beyaz renkte “bez” dediğimiz ve omuzlara kadar inen örtü, ve aşağıya giyilen “ferace”den oluşuyordu. Feracenin siyah renk olması mecburiyeti vardı. Günümüzde dahi ferace giyenlere rastlamak mümkündür.